Kesrete bakıp vahdeti
Gören gözler gerek bize
Baharları müjdeleyen
Yorgun güzler gerek bize
 
Haramlardan beslenmemiş
Yukarıdan seslenmemiş
Duru kalmış, pislenmemiş
Temiz özler gerek bize
 
Aşk narında pişirilmiş
Daraları düşürülmüş
Gül bağından devşirilmiş
Veciz sözler gerek bize
 
Dünyalığı pul eyleyen
Asil(l)eri kul eyleyen
Nefsi yakıp kül eyleyen
Kızgın közler gerek bize
 
Meyve daim kalmaz dalda
Huzur yok dünyada, malda
Menzile gidilen yolda...
Doğru izler gerek bize
 
Bendini yıkabilecek
Yunusça bakabilecek
Yokuşu çıkabilecek
Güçlü dizler gerek bize
 
Yusufları andıracak
Mecnunları yandıracak
Kanmayanı kandıracak
Masum yüzler gerek bize
 
Rengi rengimize uyan
Aynı haykırışı duyan
Akan kanı suyla yuyan
Öyle cüzler gerek bize
 
Dost eliyle vurulmuşuz
Coşkun seldik, durulmuşuz
Yokuşlardan yorulmuşuz
Gayri düzler gerek bize
 
M. NİHAT MALKOÇ