Bir ömür az gelir,
Sevdiklerimize doymaya.
Bir ömür, bin ömür daha dileriz.
Biraz daha yan yana,
Biraz daha diz dize,
Biraz daha göz göze.
Bir bardak çay daha içelim.
Kapımızı çalsın, 
Çağırsın sofraya.

Bir ömür az gelir,
Sevdiklerimize doymaya.
Gölgesi, gözleri, sevgisi...
Sesi, nefesi, çehresi...
Çatık kaşlarına bile razıyız.
Bazen de biraz taşmasına,
Nazı bize geçer ya!
Biraz küsmesi de...
Belki dağınıklığı, unutkanlığı...
Biraz takılması...
Kulaklarında yankılanır sesi.
Anacığının, babacığının,
Aynı yastığa baş koyduğunun,
Gözünden sakındığın yavrunun,
Aynı bedende hayat bulmuş
Kanın, canın karındaşlarının...

Bir ömür az gelir,
Onlarla hayatı paylaşmaya.
Aynı havayı solumaya
Aynı güneşle uyanmaya
Aynı gökyüzüne bakmaya.

Bir ömür az gelir,
Acıyı da tatlıyı da paylaşmaya.
Canım demeye...
Her sabah onunla 
Onun varlığıyla 
Yeni bir güne kavuşmaya.
Anacığım, babacığım!
Yavrum, evladım!
Hayat arkadaşım!
Karındaşım, canım!
Bir ömür az gelir.