Bir Lâhza-i Teahhûr
 
 
Bir darbe… bir duman… ve bütün bir gürûh-i sûr.
 
 
 
Bir ma şer-i vazî-i temâşâ, haşin, okur
 
Tırnaklariyle bir yed-i kahrın, didik didik,
 
Yükseldi gavr-i cevve bacak, kelle, kan, kemik…
 
 
 
Ey darbe-i mübeccele, ey dûd-i müntakim
 
Kimsin? Nesin?. Bu savlete sâik, sebeb ne kim?
 
 
 
Arkanda bin nigâh-ı tecessüs ve sen nihân,
 
Bir dest-i gaybı andırıyorsun, rehsen â-feşân.
 
 
 
Mâlik sesin o servet-i ra’dîn-i gayza ki
 
Her yerde hiss-i hakk ü halâsın muharriki
 
 
 
Sadmenle pâ-yi kaahiri titrer tegallübün,
 
En gırre tâc-i haşmeti sarsar tekarrübün.
 
 
 
Silkip ukub-i ribka-i a’sân, en çetin
 
Bir uykudan uyandırır akvânu dehşetin
 
 
 
Ey şanlı avcı, dâmını beyhude kurmadın!
 
Attın… fakat yazık ki, yazıklar ki vurmadın!
 
 
 
Dursaydı bir dakikacağız devrî bî-sükûn,
 
Yâhud o durmasaydı, o iklil-i ser-nikûn.
 
 
 
Kanlarla bir cinâyete pek benziyen bu iş
 
Bir hayr olurdu, misli asırlarca geçmemiş.
 
 
 
Lâkin tesadüf., âh, o kaviler münâdimi,
 
Acizlerin, zavallıların hasm-ı dâimi.
 
 
 
Birden yetişti mahva bü tedbir-i hârikı.
 
Söndürdü bir nefeste bu ümmîd-i bârikı;
 
 
 
Nakş etti bir tehekküm için baht-i bî-şuûr
 
Târih-i zulme bir yeni dibâce-i gurûr.
 
 
 
Kurtuldu; haklıdır, alacak şimdi intikam;
 
Lâkin unutmasın şunu târih-i sifle-kâm;
 
 
 
Bir kavmi çiğnemekle bugün eğlenen denî
 
Bir lâhza-i teahhura medyun bu keyfini!