Gök boşluğuna düşen mazlumların sesidir
Filistin yüreğimde bir hüzün bestesidir
 
Barutun kucağında ateş olmak ne zordur
Gazze’ye düşen bomba gönlüme düşen kordur
 
Yürekler alev topu, gözlerde nefret saklı
Aldanma görünüme hissiyat dört ayaklı
 
Tankların gölgesinde büyür sapan taşları
Gazze’de çocukların öne eğik başları
 
İntifada gördün mü şahlanan isyanını?
Hayra yorumlamak zor ümmetin nisyanını
 
Tanklar ezip geçiyor çocukluk düşlerini
Kim geri getirecek masum gülüşlerini?
 
Zalimlerin göğsünden paslı vicdan söküldü
Annelerin kızaran gözünden yaş döküldü
 
Filistin’de kuşlukta göklerden ölüm yağar
Bu garip coğrafyaya güneş ne zaman doğar?
 
Kan ve barut kokusu karışıyor âhlara
Gönül özlem duyuyor aydınlık sabahlara
 
Acılar harman harman, haritaya kan düştü
Ruh ayrıldı bedenden, dağ misali can düştü
 
Ağıtlar yakılıyor kandan ve gözyaşından
Zalimler elbet bir gün uyanacak düşünden
 
Dualar ateşte köz,  sözler kurşundan ağır
Gözler hakikate kör, kulaklar Hakk’a sağır
 
İsyan fidanlarını yüreklerde büyüttük
Sevgi tohumlarını kan gölünde çürüttük
 
Zifiri karanlıklar müjdeliyor sabahı
Mazlumların zalime elbet tutacak âhı
 
Gazzeli yetimlerin ölüm okşar başını
Hiçbir uçuk teselli dindirmez gözyaşını
 
Küfrün bendini yıkıp sel olup çağlayalım
Hiç olmazsa oturup beraber ağlayalım!…
 
        M. NİHAT MALKOÇ