fāʿilātün fāʿilātün fāʿilātün fāʿilün
 
 
1.
a.
Bir gözi āhū ile ḳavl ü ḳarārum var yine
 
b.
Körlügine it raḳībüñ ẖōş şikārum var yine
 
2.
a.
ʿÖmri bāṭıldur mey ü maḥbūba hem-dem olmayan
 
b.
Başda sevdā elde cām·ı ẖōş-güvārum var yine
 
3.
a.
Ḥamdü biˀllāh dōstlar ġam düşmanından ḳaçmaġa
 
b.
Gūşe·i mey-ẖāne gibi bir ḥiṣārum var yine
 
4.
a.
Ḳana boyanmış iken göñlüm açar güller gibi
 
b.
Bir cemāli ʿālem ̮ārā nev-bahārum var yine
 
5.
a.
Çıḳdı yaşum gibi çeşmümden cihān gevherleri
 
b.
Şol Necātīyem ki dürr·i şāh-vārum var yine
 
 
 Ali Nihad Tarlan i, Necāti Beg Divanı, Istanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1963);