Ben Ve Dilenci

Yürüyordum gök berrak bir Haziran gecesi 
Gördüm sokak başında kaldırım dilencisi 

Yanaştım ona doğru yavaşça usulcacık 
Dizleri bükük bükük ağuşu bana açık 

Urbaları çuvaldan pabuçları paslıydı 
Belli ki yüreğinde bir yerleri yaslıydı 

Seslendim haykırarak sesimi duydu dağlar 
Bakındı göz ucuyla bilsen yüreğim ağlar 

Hissettim duygusunu ürperdim elemimden 
Birkaç bin mermi yedim sanki birçok yerimden 

Mırıldandı derinden bırak beni benimle 
Zaten keşmekeşteyim güldürmez kaderimle 

Gördüm bu dilenci de doymak bilmez huyumu 
Şeytandan daha melun nefse kul olduğumu 

Ey dilenci:Sen değil dilenci şu zevatlar 
Kurbanı katil sayıp kürk mont giyen avratlar 

Seni bu hale sokan yaban ellere inat 
Kurulsun mahşer günü ateşlerden bir sırat 

Paranın köleleri duysunlar sana minnet 
Heyhat asıl dilenme unutulmuş ahiret 

k.gazioğlu 

23 Temmuz 2016