Belli ki çekip gidiyorsun ardında birşey bırakmadan
gizem dolu bir yaşanmışlıktan baska 
son defa adını andım sana bakan gözlerle
üstümüze yağar bir deli yağmur
ıslatır yürekte saklı ne varsa
Zap Suyu`na düşmüş gibi soğuk ve yalnız
dökülsem en kuytu vadilerden derin sulara
bir eski sevdaydın vurgun olduğum..
üstünde gül desenli fistanınla
belinde peştemal
yemeni bağlı başından sarkan saçların
yanağında siyah bir ben
hele o gamzen,,,
gülünce gamzenle arkadaş olurduk.
dolaşırdık kıyısında Van Gölü`nün
balıklara anlatırdın aşkını usulca ve
savururdun yem olsun diye martılara...
öylece bir köşede oturur bana bakardın..
içinde fırtına, gözlerinde aşkın tufanı kopardı
anlatamazdın...
gönlünde taşırdın, ne oldugundan habersiz hislerini
ne çok güzeldin... masum halinle sevdam.
hep bir yerlerde kalırdı aklin,
caresizliginse kırık ve yılgın...
bir eski masaldı tüm yaşadıklarımız
bize sevmek haram
bu diyar sürgün yeri
bu diyar gönüllere pranga takar
bu diyar mezar taşına  "kadersiz" yazar.
bir ağıt olur dillerde  okunur sevdamız
ve ölüm yorgunluğunda pişer herbir yanımız.