BAYRAK, VATAN VE KIZILELMA
 
“Bayrakları bayrak yapan, üstündeki kandır,
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa, vatandır.” (Cemal Kuntay)

Ne güzel söylemiş şair; “Bayrakları bayrak yapan, üstündeki kandır” diye. Bayrağın bayrak olabilmesi için ona kanını verebilecek yiğitlerin olması gerekir. Bayrağa kanını veren yiğit, bayrağa kanını verirken öleceğini hiç düşünmez, düşünmemiştir de. Kurşunlara hedef olmuş, bu hedefin sonucunda; “ya şehitliktir, ya da gazilik”. Bayrağa kanını veren yiğit için “şehitlik” birinci hedef ama şehit olmazsam bari “gazi” olmayı düşlemiştir. Yiğit bayrağı eline aldığı zaman, bayrak nereye dikilmek isteniyorsa orayı hedefler ve oraya dikmek için de her şeyi göze alarak ilerler. Bayrağın dikileceği yer mi, onun içinde önce Bayrak Şairi Arif Nihat ASYA’yı dinleyelim:
 
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.
Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yeryüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!
Şimdi anladınız mı bayrağın dikilmek istediği yeri. Bayrağın dikilmek istediği yer KIZILELMA’dır, bayrak nereye dikilmek istiyorsa KIZILELMA orasıdır. KIZILELMA bayrağın nereye dikileceğini gösteren hedeftir ama bayrak hedefe dikildikten sonra hemen yeni hedefler beliriverir ve bayrak “beni oraya dikiverin” der gibi nazlı nazlı dalgalanır gökyüzünde. Dalgalanışı belki de KIZILELMAYA işarettir.
 Bakınız Ertaş YURTYAPAN ne diyor KIZILELMA için:
"Kızılelma Türk Milletinin ulaşmayı amaçladığı son hedeftir. 1071 Kızılelma Anadolu idi. 1453 te İstanbul
1526 da Mohaç 1514 Çaldıran 1921 de Sakarya 1974 de Kıbrıs Şimdi de Afrin. Biz Türkler Kızılelma’yı gerçekleştirdiğimizde hemen önümüze hedef olarak bir yenisini koyarız. Kızılelma dinamik bir Türklük ülküsü, Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresinin temelidir. Osmanlı Devleti'nde Ordu savaşa giderken yeniçerilere sorarlar, sefer nereye diye Yeniçeri cevap verir Kızılelma’ya diye
Kızılelma neresi diye sorarlar
O da ben bilmeme padişahım bilir der.
Aynen Afrın’e doğru tankla giden askerimiz gibi. Bu sözler derin manalar taşır. Ketum olmak büyük amaçların vakitsiz açıklanmaması, komutana bağlılık hedefe inanmışlık gibi.
Türklük dediğimizde bunu kastediyoruz.”
Ne güzel demiş şair “Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” diye. Vatanın vatan olabilmesi için “uğrunda ölümü göze alabilecek canların, yiğitlerin, Alplerin, Alperenlerin velhasıl Bozkurtların olması gerekiyor. “1071Kızılelma Anadolu idi” diyor Ertaş YURTYAPAN. Diyor da Türk şiirinin destan şairi rahmetli Niyazi Yıldırım GENÇOSMANOĞLU “MALAZGİRT MARŞI şiirinde bunu ne güzel belirtiyor:
 
MALAZGİRT MARŞI
 Aylardan Ağustos, günlerden Cuma
Gün doğmadan evvel iklîm-i Rum'a
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma
 
Yeni bir şevk ile gürledi gökler
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber
 
Önde yalın kılıç Türkmen Başbuğu
Ardında Oğuz'un ellibin tuğu
Andırır Altay'dan kopan bir çığı
 
Budur, Peygamberin övdüğü Türkler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber
 
Türk, Ulu Tanrı'nın soylu gözdesi
Malazgirt Bizans'ın Türk'e secdesi
Bu ses insanlığa Hakk'ın müjdesi
 
Bu seste birleşir bütün yürekler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!..
 
Nağramızdır bu gün gök gürültüsü,
Kanımızdır bugün yerin örtüsü
Gazi atlarımın nal parıltısı
 
Kılıçlarımızdır çakan şimşekler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!..
 
Yiğitler kan döker, bayrak solmaya,
Anadolu başlar, vatan olmaya...
Kızılelma'ya hey... Kızılelma'ya!!!
 
En güzel marşını vurmadan mehter
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber”
Mehteran mehtere vurup kanımızı kaynatırken, ay yıldızlı bayrak göklerde dalgalanırken savaşa giden yiğit elbette hedef “KIZILELMA” diyecektir. “KIZILELMA “ derken sanki düğüne gidiyor gibi bir hal olacaktır deyişinde hem de ölüme meydan okur gibi. Bakınız Atsız ata ne diyor:
“Hayat savaştır. Ölümden korkanlar yaşamasın. Bayraklar, nasıl kanlandıkça bayrak oluyorsa, toprak nasıl kanla sulandıkça vatan haline geliyorsa, toplumlar da ölmesini bildikleri nispette millettirler.”
Demek ki bizim millet olarak özelliğimiz bu, ölmesini de biliriz, sevmesini de. Ölmesini bilmenin bir zamanı vardır da, sevmesini bilmenin zamanı yok. Sevda her zaman yüklenmiştir, sevda bölünmez ama sürekli çoğalır yüreğimizde.
Son söz şu: KIZILELMA VATANDIR. Hem de bayrağın dikilmek istediği vatan. Vatansızlar anlamaz KIZILELMA’dan. Anlasalardı “KIZILELMA ŞİRKTİR” demezlerdi.
Allah’a emanet olasınız.
 
Not: Afrin’de vatanın bölünmez bütünlüğüne göz dikenlere dersini veren yiğitler gazanız mübarek olsun.
,
Musa SERİN