BANA NE SORUYORSUN
 
Utanmadan sorduğun sualin cevabını
Yıllar önce verdin ya bana ne soruyorsun
Böyle masum sevdanın günahı, sevabını
Toparlayıp derdin ya bana ne soruyorsun
 
Benim için imkânsız olmazları oldurup
Gönlümde yeşerttiğim umutları soldurup
Aşktan yana ne varsa bohçalara doldurup
Sonra yere serdin ya bana ne soruyorsun
 
Şimdi geçmiş karşıma ne ahkâm kesiyorsun
Hiç suçun yokmuş gibi gürleyip esiyorsun
Açtığın yaralara acı tuz basıyorsun
Çarmıhlara gerdin ya bana ne soruyorsun
 
Biliyorsun bu garip mecnun gibi sevdalı
Dilime damağıma zehir eyleyip balı
Mutluluk deryasında nazlı yüzen sandalı
Ta diplerde gördün ya bana ne soruyorsun