Bahâr erse yine seyr-i gülistân oldugun görsem
Güzel seyr eylemek uşşâka âsân oldugun görsem
Letâfetden görünse âsumânın aksi her yerde
Çemende başka bir âlem nümâyân oldugun görsem
Yine rez-duhterin peydâ edip azm-i kenâr etsem
Gamın hâtırda nâ-peydâ vü pinhân oldugun görsem
Kızarsa gül gül olsa tâb-ı meyden rûyu hûbânın
Ruh-ı cânânı hem gül hem gülistân oldugun görsem
Safâdan birbirinin sînesin çâk etse dilberler
Güzeller mest olup dest ü girîbân oldugun görsem
Bakıp geh sîne-i cânâne geh câm-ı mey-i nâbe
Dil-i dîvâne berr ü bahre sultân oldugun görsem
Muhassal böyle bir gün görmeden ölürsem ey Nef’î
Felek ben ölmeden hâk ile yeksân oldugun görsem
(Akkuş, 1993)
Günümüz Türkçesi
Bahar gelse de yine gül bahçesinde dolaşma zamanının geldiğini görsem. Güzel seyretmenin âşıklar için kolay olduğu günleri görsem.
Gökyüzü letafetten her tarafa aksetse ve çimenlikte başka bir âlemin belirdiğini görsem.
Yine şarabın kızını ortaya çıkarıp tenhalara geçsem de gamın gönlümde kaybolup gizlendiğini görsem.
Güzellerin yüzü şarabın parlaklığıyla kızarıp gül gül olsa ve sevgilinin yanağının hem gül hem de gül bahçesi olduğunu görsem.
Dilberler zevkten birbirlerinin yakasını yırtsa ve güzellerin sarhoş olup çekiştiğini görsem.
Bazen sevgilinin göğsüne bazen de saf şaraba bakıp divane gönlün karalara ve denizlere sultan olduğunu görsem.
Kısacası ey Nef’î, göyle bir gün görmeden ölürsem feleğin ben ölmeden yerle bir olduğunu görsem,,
Nefi Hayatı Edebi Kişiliği Eserleri
Nefi Seçkin Şiirleri Gazel ve Kasideleri