Azâ’im veAzîmet’in Kökeni Anlamları

Azâ’im ve Azîmet Arapça kökenlidir ve her ikisi de Arapçadaki “azm “ kökünden gelmektedir.  azîmet sözcüğünün çoğuludur. Sözlük anlamı: Kesin karar, niyet, kuvvet, gayretle yapılan iş”;  dehşetli hâdiseler, mühim şeyler şeklindedir. Azimet ise sözlükte  kuvvetle, ısrarla ve büyük bir kararlılıkla bir şeyi istemek veya yapmak anlamına gelir.

Divan Şiirinde Azâ’im ve Azîmet Duaları

Divan edebiyatında azâ’im ve azîmet sözcükleri daha farklı anlamda anlaşılmıştır.  Aza’im ve azimet sözlüklerdeki anlamlarında kullanıldığı gibi divan şiirinde: dua  ve efsun  anlamlarında da gelir.

Azâ’im ve azîmet duaları hastalıklardan korunmak, büyülerden  kurtulmak,  afetlerin def edilmesi,  hastalıklardan kurtulmak, bir şeyi elde etmek, ruhsal ve maddi huzur sağlamak, sıkıntıları hafiflemek, için okunurdu.

Divan şairlerinin aza’im sözcüğü ile  bir defineyi elde etmek için okunan dua, yapılan sihir, bu defineyi ve gizemi ortaya çıkarmak için gösterdikleri büyük arzu ve istek anlamlarında da kullandıkları görülür.  Sadi “ Bir oda- ateşe-  bir nesneyi okumak “olarak tarif etmiştir. [1]

Hiç azametsi zafer mümkündür gencineye       A. M. Gülşeni

Fusunlu  dualar okumadan defineye ulaşmak mümkün müdür.? Bu beyitten de  anlaşılacağı gibi define bulmak için azaim dualarının okunması gerektiğine  inanılmaktadır.

Olup terennüm ü bülbül aza’im-i  teshir
Çemen perilerine  lazım oldı arz-ı lika         Fuzuli

Bülbülün fiğanla söyledikleri  çok tesir etti. Çimenlik perileri bir araya toplanmaya başladılar

Nifak-ı pişelerin Naili bu mecliste
Azime – han – füsunkarı tarablarıyız.     Naili

Biz bu mecliste fitne çıkarmak için  oturan  bozguncuların yatıştıracak azîmeler okuyan duacılarıyız. Büyülü sözlerimiz onları yatıştırıyor nifak çıkarmalarını engelliyoruz.



[1]  A. Talat Onay, Eski Edebiyatta Mazmunlar, MEB Yayınları,  İst. 1996. Shf 124