-Un gibi gündüzün üstüne eler
Karanlık kokulu teri geceler-
 
Hayâl ülkesinde gezerken beni
Aklın hududunda atar geceler.
Siyah yalnızlıkla dolu cebini
Üstüme boşaltıp yatar geceler.
 
Güneşin ardından göründüğü an,
Yarasa şekline büründüğü an,
Gökyüzünden yere süründüğü an,
Kara kaşlarını çatar geceler.
 
Emerken dudağı her çeşit rengi,
Sehere dek sürer hepsiyle cengi.
Tan vakti önüne çıkınca dengi,
Göğü birbirine katar geceler...
 
Yüzünde buz gibi o çirkin gurur,
Çünkü hüznü bile ikiz doğurur...
Şafağın ufkunu gamla yoğurur,
Sonra aydınlıkta batar geceler.
 
En kahpe duygular en çıplak hâli,
Bağrında büyütür her ihtilâli!
Bırak yıldızları hatta hilâli
Gözünü kırpmadan satar geceler...
 
-Aşkla bu geçitten geçildiği an
Turkuaz renginde görünür zaman-
 
Hüsnü Özdilek / Düsseldorf / Almanya / 01.12.2017