Unuttun mu aleyçikten çıkıp da,
Kıngırıça bindiğimiz yurtları.
Şu gönlüme güçyetenlik edip de,
Sensiz goyup, gelmediğin sırtları.
Çiğillinin köpekleri ürüyo.
Yayan galmış, köyden beri yürüyo.
Danaları yayılıma sürüyo.
Soyka çıksın, uyandırma yadları.
Acı kokar, yavşan otu derede.
Emlik guzularım gelmez nerede.
Yaz gelmeden, şememeler ere de.
Sıtaramın bende saklı adları.
Işkın sürer, ışkınlıkta dal verir.
Karamıklar dişkayada bel verir.
Ay alası gözlerinden, gül verir.
Kaymak gibi dürümünde tadları.
Topakev’in duldasına oturdum.
Yavukluma gümüş cebe götürdüm.
Senin için, bağrımda gül bitirdim.
Guytuluk da külbastıdır etleri.
İba düşmüş, yassıyurt da çimene.
Domur domur kömür gözler kime ne.
Mektubunu yazdırdığın şemene.
Işmar etme, muhanete dertleri.
Ay balkımış, gece vakti ovaya.
Üveyikler tünedimi yuvaya.
Keklik yumurtası kırmış tavaya.
Köremezde tatlı olur sütleri.
Boy veriyor, gökçe gülün goncası.
Ne hoş olur dört yapraklı yoncası.
Kandil alevinde, yürek kancası.
Yıkar gelir kavi olan setleri.
Bazı yöresel kelimelerin anlamları ;
Aleyçik : Türkmenlerin yaylada kullandıkları seyyar barınak
Guytuluk : Yemek pişirilen,etrafı taşlarla çevrili ocak
Arkaç : Küçükbaş hayvanların yattığı yer.
Yoz : Erkek ve sağılmayan küçükbaş hayvanlar
Evelik :Labada da denilen, sarma sarmakta kullanılan bitki.
Işmar : Açıklama, bildirme
Sitil : Bakraç türü, küçük helke
Emlik : Yeni doğmuş küçük kuzu
Garyatağı :Ağustosun sonuna kadar karların kaldığı yer
Havas olmak : Sevmek, aşık olmak
Şelek : Kuru odunların bağlanıp, sırtta taşınacak kadarı
Kenger : Sakız yapıılan bitki kökü
Çerçi : Yaylalarda satış yapan küçük esnaf(Satıcı)
Süleyman KARANFİL
Süleyman Karanfil