Avangart Tiyatro
Klasik tiyatrolar yerine yenlikçi, devrimci, değişimci anlayışlar öneren; öncü, deneysel, yenilikçi tiyatro anlayışı .
Avant-garde, Fransızca “ öncü birlik “ “ ilerici,” anlamında iken Anlam Genişlemesi yolu ile sanat, edebiyat, mimari, siyaset alanlarında kullanılan bir sözcük haline dönüşmüş, 19 asırdan sonra klasik dramlar ve komedilere alternatif olarak ortaya çıkan yenilikçi tiyatrolara avangart tiyatro denmiştir. ( Bkz Avangart Kökeni Anlamları Avangart Sanat )
Batı kültüründe geleneksel dram trajedi, komedi türlerinin doyuma ulaşması; kendi kendini ytenileyemez hale gelmesi, 19 asırda bilimde, sanatta, kültürde yaşanan çok büyük değişimler vb tiyatronun da kendini, yenilemesi zorunluluğunu ortaya çıkarmıştı. 20. Yy başlarında ortaya çıkan değişimci, devrimci, avangard sanat hareketleri tiyatroyu da etkilemiş; varoluşçuluk, dışavurumculuk, gerçeküstücülük, Dadaizm gibi sanat hareketleri tiyatroyu da sarsmıştı.
1895'te Çehov’un Martı adlı oyunu, ( bkz Martı Konusu Özeti ve Çehov' ) Alfred Jarry’den başlayarak seyircilerin algılama biçimlerini geleneksel tiyatroların teknik, estetik, şematik düzenleri ve burjuva tiyatrosunun özelliklerine karşı çıkan bir anlayış oluşmaya başlamıştı. Bertolt Brecht ile izleyici ile aktif bir ilişki kuran, izleyiciler canlı tepkiler vermeye zorlayan, oyuncuları farklı bir dil ve beden hareketleri yapmaya sevk eden, alışılmışın dışında konular ve vaka düzenleri tertip eden bir anlayış olarak ortaya çıktı.
Avangart tiyatrolar 20. yy. ın başarından itibaren klasik oyunlardaki hikâye anlatımı ve vaka düzenini değiştirerek bazen de hiç alışılmadık tiyatro oyunları ortaya koydukları gözükür. Avangart tiyatro devrimci, iddialı biçimler, oyunlar, estetik anlayışlara sahiptir. Geleneksel kuralları reddeden gerçekçilik kaygısı duymayan, geleneksel tiyatronun hiçbir kalıbına girmeyen, başlangıcı sonucu belli olmayan vakalara da yönelen bir tiyatrodur. Bu tip tiyatrolarda belli bir konu, başı ve sonu belirlenmiş bir vaka düzeni kurma amacı yoktur. Gerçeğe uygun veya yaşanabilir vakayı oyun haline getirmek amacında da değildir. Örneğin Albert Camus, Franz Kafka, Samuel Beckett, Eugen Ionescu alışılmışın dışında vaka düzenleri yazan, gerçeklik sınırları ile de bağdaşmayan oyunlar da yazmışlardır.