Asla yılmadı,
Teslim olmadı düşmana.
Âşıktı milletine, vatanına.
Tarihe altın harflerle yazdırdı adını.
Ülküsü yükseltmekti vatanını.
Rüzgârlar sert esse de vazgeçmedi,
Korudu ülkesini, milletini.
Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılıp ebediyete intikal etmesinin üzerinden 87 yıl geçti. 87 yıl önce milletine veda ettiğinde gözyaşları sel olmuş; çocuğu, genci, yaşlısı, herkes bu vedanın büyük üzüntüsünü derinden hissetmişti. Bugün 10 Kasım 2025… Meydanlarda, okullarda, ekranlarda, güzel ülkemizin dört bir yanında yine derin bir hüzün hâkim. Bir yandan onu anmanın hüznü bir yandan böyle müstesna bir önderimizin olmasıyla yaşadığımız gurur… Onu anmak, onu anlatmak, onu her anışımızda yeniden onun engin ufkuyla bir kez daha aydınlanmak için buluştuk. Atamızı sevgi, saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Yazıma, büyük önderimizin şu sözleriyle devam etmek istiyorum.
“Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.”
Evet, Atatürk bu sözleriyle ve daha birçok sözüyle milletine önderlik etmiş; devrimleriyle de ülkesini çağdaş uygarlık seviyesine taşımış büyük bir liderdi. Milletinin geleceğine, aziz milletini arkasına alarak, onların sevgi ve saygısını kazanarak yön vermiş; cephelerde kazandığı zaferleri devrimleriyle taçlandırmıştır.
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
Medeni Kanun’un Kabulü (17 Şubat 1926)
Tarikatların Kaldırılması, Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması (30 Kasım 1925)
Laikliğin Kabulü (1928-1937)
Her bir devrim, geleceğin inşasında büyük rol oynamıştır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, askeri alanda olduğu gibi çağdaşlaşma yolunda da aziz Türk milletinin destek ve güveniyle geleceği inşa etmiştir. Bizlere, aziz vatanımızın her bir karışında özgürce dalgalanan, rengini şehit kanlarından almış bayrağımızı, hürriyeti, cumhuriyeti armağan etmiştir. Yarının büyükleri çocuklara, gençlere, öğretmenlere, sanatçılarına, sporcusuna, çiftçisine, bilim insanlarına güvenmiş, her birine ayrı değer vermiştir. O, milletine, vatanına duyduğu derin sevgisiyle geleceğe yön vermiştir. Sadece sözleriyle değil, icraatlarıyla bunu ortaya koymuştur. “Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”
İleri görüşlülüğü, sabırlı ve disiplinli olması, açık sözlülüğü, vatan ve millet sevgisi, idealistliği, çok yönlülüğü, gerçeği arama gücü, iyi kalpliliği… Atatürk, bütün bu vasıfları karakterinde toplayan örnek bir şahsiyetti. Duruşu, düşünceleri, kişiliği, herkesin dikkatini çeken, her zaman hayranlık uyandıran şıklığıyla, engin bakışları ve en önemlisi de örnek liderliğiyle sadece milletinin değil başka milletlerin de övgüsüne mazhar olmuştur. Ebediyete intikal ettikten sonra birçok dünya lideri ondan övgüyle söz etmiş, yabancı gazetelerde onu öven sözlere yer verilmiştir.
“Kadınlar başka hiçbir ülkede bu kadar hızla ilerleyememişlerdir. Bir ulusun bu derece değişmesi, tarihte, gerçekten eşi olmayan bir olaydır.”
“İngiltere, Dailly Telegraph Gazetesi”
“Atatürk Devrimi o kadar büyüktür ki, bunların yüceliği karşısında dünya hâlâ şaşkınlıktadır. Bu devrim, köhne bir İmparatorluktan batılı ve modern bir Türkiye yaratmıştır.”
“Belçika, Soir Gazetesi”
“Atatürk, yüzyılımızın O adamıdır ki, O’nun gibi ölmek için herkes istenilen dakikada can vermeye hazır olurdu.”
“Suriye Basını”
“Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır. Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye’nin doğması yeni Türkiye’nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk’ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye’de giriştiği derin ve geniş inkılâplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.”
– John F. KENNEDY – A.B.D. Başkanı, 10 Kasım 1963
“Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan’da, O’nu geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever…”
– Eyüp Han – Pakistan Cumhurbaşkanı
İşte, bu ve daha birçok güzel sözün ışığında diyebiliriz ki Atatürk, sadece milletinin değil başka milletlerin de tarihinde, zihninde böyle müstesna bir yer edinmiş. Ne mutlu bize ki böyle yüreği vatan sevgisiyle, hürriyet aşkıyla yanan, sözleriyle bugün de bizlere yol gösteren, ufkuyla bizi aydınlık yarınlara taşıyan bir önderimiz var!
Bugün 10 Kasım 2025… Yine hüzünle, gururla Atamızın huzurundayız. Saygı duruşunda yine tek yürek olduk. Ülkemizin dört bir yanında onu anıyoruz. Türk milleti var oldukça hepimizin yüreklerinde, ufkumuzda müstesna yerini koruyacaktır. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla selamlıyoruz. Ruhu şad olsun! Ruhuna okunan Fatihalar yoldaşı olsun!
Onun bir sözüyle yazımı noktalamak istiyorum.
“Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet’e sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.”
10 Kasım 2025