
Aşuğ Nedir
Aşuğ, Türk halk ozanı geleneğinde Ermeni kökenli ozanları ifade eden bir terimdir. Türk kökenli halk ozanlarına âşık veya ozan denilirken Ermeni asıllı olmalarına rağmen âşık edebiyatı geleneğine uygun Türkçe şiirler söyleyen halk şairlerine aşuğ denmiştir.
Belli olduğu gibi aşuğ sözcüğü, âşık kelimesinden bozulmuş bir kelimedir. Bu kelime BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğünde “ Türkçe koşuk söyleyen, yazan ve çoğu tarikata girmiş olan Ermeni halk ozanı,” şeklinde tarif edilmiştir. Kamus-i Osmanî’de ise “ f. Bilinmeyen, meçhul, yabancı. Serseri.” anlamında tarifleri de bulunur. Ancak Kamus-i Osmanî’deki tarifin Anadolu’da yaşayan ve Türk halk şiiri geleneğine mensup olarak Türkçe koşuklar söyleyen Ermeni kökenli halk ozanlarını ifade etmediği açıkça ortadadır. Kamus-i Osmanî’deki “ bilinmeyen, meçhul, yabancı. serseri.” anlamındaki tariflerin “mecnun “, türündeki sevdalıları veya saz aşıkları ile alakası da olmayan deli gibi davranan serseri serseri dolaşan divane ile eş anlamlı kimseleri ifade ettiği de aşikârdır.
Aşuğ Kültürü Türk ve Ermeni Halk Edebiyatında Aşuğlar
Aşuğ, Türkçe şiirler çalıp söyleyen, gezgin Ermeni ozanları için kullanılmış bir sözcüktür. Ermeni halk şairlerine âşıktan bozma bir sözcük olarak, Türk kökenli olmadığı Ermeni kökenli olduklarını belirtmek için aşuğ denmiştir.
Bilindiği gibi Ermenistan ve eski başkentleri Ani, Alparslan zamanında Türk toprakları arasında katılmış, Ermeniler ile Türkler o tarihten bu güne birlikte yaşamışlardır. Bu süreç içinde pek çok kültürel alışveriş olmuş, Osmanlıların “Evlad-ı Sadıka “ olarak adlandırdığı Ermeniler ile Türkler 19 asrın sonlarına kadar gayet huzurlu ve barışsever bir biçimde yaşamışlardı. Bu uzun birlikteliğin kültürel yansımaları elbette ki olacaktı. Aşugların ortaya çıkması da bu nedenle gerçekleşti.
Ermeni olmalarına rağmen Türkçe çalıp söyleyen bu ozanlar kısmen 16. Asırdan itibaren[1] ancak çoğunlukla 18. Yy ve 19 yy da yaşamışlardır. Bilinen ilk Ermeni Aşuğ Nahapet Kuçak 16. Asırda yaşamıştır.
Türk kültüründeki âşık şiirini öğrenen ve benimseyen bu ozanlar gezgin âşıklık geleneğine girmişler, şiirlerini çoğunlukla saz ile söylemişlerdir. Okuma yazma bilmeyen çoğunlukla ümmi olan bu saz şairlerin birçoğu hayatları boyunca evlenmemiş, sürekli olarak gezmiş [2] aşuğlar olmaktadır.
“Ashughakan grakanutyun yani Aşuğ edebiyatı, Ermeni kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Ermenice'de "gusan" olarak da bilinen bu sanatçılar, zamanla halk ozanlarını ve gezgin şairleri tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır. Ashughner yani aşuğlar, genellikle saz veya başka bir çalgı eşliğinde -Ashughakan yerger aşık şiir türünde - şiirler söyleyen, hikâyeler anlatan ve halk arasında gezen sanatçılardır.”[3]
Ermeni âşıkların gezgin âşıklık geleneğine bağlı oldukları, köy köy şehir şehir gezdikleri, düğünlerde, ziyafetlerde, bayramlarda, evlenme ve ölüm törenlerinde saz çalıp koşuklar, ağıtlar, destanlar söyleyerek, hatta hikâyeler, serencamlar anlatarak geçimlerini sağlamaya çalıştıkları anlaşılmaktadır.
Türkçe Ermenice, Farsça Gürcüce hangi dilde söylerlerse söylesinler aşuğ şiirinin kökeni Türk halk ve aşık şiirine dayanmaktadır. Aşuğların şiirlerinde işlediği konular, ölçü, durak, kafiye anlayışları vbTürk Âşık Edebiyatı ile paralellik içindedir. Aşuğ şiirleri koşma ve koşma türevlerinin biçimsel niteliklerini taşır.
Ermeni Aşuğlar, koşma, destan, ağıt, atışma, taşlama türlerinde şiirler söylemişler hatta söylemektedirler. Türk Âşık Şiiri geleneğindeki meydanlaşma, atışma, mat etme gibi gelenekler Ermeni Aşuğ Edebiyatında da bulunmaktadır. Ermeni aşuğları bu tip karşılaşma veya atışmalara “ashughakan mergaran” adını verir.
Bu nedenle aşuğ şiiri dörtlük sistemine dayalı, hece ölçülü, kafiyeli, duraklı; âşık şiirimizde de olduğu gibi aşk, doğa, gurbet, sosyal konulu şiirlerdir. Aşuğlar gezgin âşıklık geleneğine bağlı, telden veya dilden söyleyen ozanlardır. Telden söyleyen aşuğlar genellikle saz, kemençe veya tar çalmışlardır.
Ermenice kadar Türkçe, Azerbaycan Türkçesi ve Gürcü diline de vakıf olmaları aşuğlara avantaj sağlamış, bu sayede aşuğlar Türk halk ozanlarına baskın gelebilecek ortamlar da bulmuşlardır. Aşuğların bazılarının sadece Ermenice ve Türkçe değil Gürcüce, Azerbaycan Türkçesi ve Farsça şiirler de söyleyebilen çok dilli ozanlar olduğu anlaşılır.
Ermenistan Halk Kültüründe Aşuğ Edebiyatının çok büyük bir ağırlığı olduğu açıkça ortadadır. Üstelik günümüz Ermenistan’ında Aşuğluk kültürü halen de yaşamaktadır. Nitekim “Bugün Ermenistan'da birçok tiyatro ve müzik eseri aşukluk geleneğinden beslenerek üretilmektedir. Ayrıca bu gelenek, UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi"ne dâhil edilmiş durumdadır.”[4]
Aşukluk geleneğinin kökeni Türk Halk ve âşık edebiyatı olduğu ap açık ortadadır. Aşug edebiyatının Ermeni Halk edebiyatına katkısı da çok büyüktür.
“ Âşuğların bir bölümü anadan doğma kördür; bunlar en çok dini konularda şiir söylemişler, diğer âşuğlardan sözlü dersler alarak âşıklık kurallarını öğrenmişler, tek başlarına yaşamışlardır. “[5]
Aşuğ edebiyatı doğal olarak Ermenilerin yaşadığı Doğu Anadolu’da Kars, Ağrı, Ardahan, Ermenistan, Tiflis ve Azerbaycan taraflarında yaygın olmuştur.
Aşuğların bir kısmının tarikatlara da dâhil oldukları anlaşılmaktadır. “Ermeni edebiyatında Âşuğ edebiyatı adlı bir ekol oluşturmuştur. Bu ekole bağlı 400 kadar Ermeni aşuğu, tamamen Türkçe söylemiştir. Kul Egaz, Kul Hovannes, Turab Dede, Hostik Oğlu ve Miskin Burcu gibi âşuğlar “kul, dede ve oğlu gibi Türkçe mahlaslar almışlardır (Köprülü, 1989: 239-269; Türkmen, 1992: 24-33).”[6]
Anadolu Aşugları
Aşuğ Agahi Âşık İzanî, Âşık Vartan[7], Kul Eflâzî, Kul Agop, Kevkebî, Âşık Ganî, Pesendî, Âşık Civan, Bidarî Serverî, Nâmî , … Anadolu’da ortaya çıkan Ermeni asıllı âşıkların en tanınmış olanlarıdır.
Ermenistan’da Yetişen Aşuğlar
Nahapet Kuçak (16. yüzyıl)
Sayat-Nova (1712-1795)
Arakel Baghişetsi (17. yüzyıl)
Jivani (1846-1909)
Shirin (19. yüzyıl)
Aşık Gevorg 19. yüzyıl sonları - 20. yüzyıl başları)
Şeram. 20. Yy Erivan
KAYNAKÇA
[1] Oral Toğa, “Ermeni Aşuğ Edebiyatı Üzerine” https://www.oraltoga.com/post/ermenilerin-asug-edebiyati-uzeri
[2] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda Terimler, Ank. 2006, shf 31
[3] Oral Toğa, “Ermeni Aşuğ Edebiyatı Üzerine” https://www.oraltoga.com/post/ermenilerin-asug-edebiyati-uzeri
[4] Oral Toğa, “Ermeni Aşuğ Edebiyatı Üzerine” https://www.oraltoga.com/post/ermenilerin-asug-edebiyati-uzeri
[5] Prof. Dr. Erman ARTUN, TÜRK HALK EDEBİYATININ ERMENİ HALK EDEBİYATINA ETKİLERİ, https://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/58.php
[6] Prof. Dr. Erman ARTUN, TÜRK HALK EDEBİYATININ ERMENİ HALK EDEBİYATINA ETKİLERİ, https://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/58.php
[7] https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/omur-destani-ermeni-asug-vartan/104160