Aşkına sürgünüm uzağımda olsanda yansada yüreğim,
sana olan bu sevdam
bembeyaz karlar gibi berrak ve temiz olur...
hani yağmurların değmediği ruzgarın süpürmediği
kardelenlerin çiçek açtığı zaman
sevgi selinde erir ,akar gönlüme
bana bahardan yaşam getirir
kırlara serpilen laleler gibi
bir nadide bakışın ısıtır beni....
senki dünyamın her mevsimisin
içimde açılan çıçek misali
Elveda demem hiçbir umuda
gül nazında serzenişlerin
yemin ettik hayat üstüne
yağmurlar yağmadan kartanesine
içimde sen varsın ölene kadar.....
yürüyorum sokaklarda ardıma bakmaksızın
belki koşarsın diye
yada bulursun beni bir köşe başında
yinede katlanmak lazım bilki ölüme...
Biliyorum bana kırgın olduğunu
aşkın böyle yaşanmadığını biliyorum
aşk yürek ister
aşk ızdırap ister
katlanmak lazım her zerresine
kurşunlar yağsada üstümüze
can pazarında olsada sevdamız
kurban gitsekte bir kör kurşuna
avuçlarımızda tutmalıydık bizim olanı
ölüme en güzel cevap ,yemin etmek aşkın üstüne..
Duygulu ağıtlar yakılmalı
aynı mezarda buluşmalı bedenlerimiz
aradan kaç yıl geçti bilemiyorum
hala parmak uçlarında yüreğin
bir dokunsam delirecek gibi
bizi bekler ne civanlar yaralı
düşüncesi sarar beni derinden
anlımızda sevenlerin gözyaşı
bunu ne sen istedin,ne ben hatalı
inan ki bu hasret ölümle biter...