Bir düşün sadece ve sadece düşün…
Bir düş’ ün ihbarında salınan şiir
Nasıl ki meyletti sevmeye şair
Yettiğince ömür
Daldığı uykudan alamaz başını kalem
Kalemden ötesini de asla düşünmez
Tükenmek bilmeyen bir sevdadır onunki
Kalemi ile mezarını kazdığını bilmeden asla bilmeden
Yazdı bunca zaman binlerce şiir
Yorgun bir dua gibi harmanlandığı mevsim
Ölü bir kuş gibi
Kırık kanatlarında şehrin
Beyhude bir aşk işte şairinki
Özlemine bandıkça aşkı
Aşkı katık bildikçe acıya
İçine çektiği öfkeyi soğutandır şiirleri
Güne namzet bir d/okunuş
Seslenirken sevgiliye yüreğinde saklı ve nice duada andığı:
Asla taş değmesin ayağına,
Demenin meali aşkı uğruna yazdıkları ne ki?
Asıl yazmadıklarından sorsunlar yaralı şairi.
Hangi gölgeyse yamanan bir diğerine
Aşkın tükenen gücü
Kat ettikçe yorgun ruh bunca yolu
Buhranlardan geçen
Alt yazı geçen bir bülten daha asılı işte havada
Ölü şehrin öldürülmüş kadınları
Nice üçüncü sayfa haberi yüreği kanatan
Kardıkça ömrü
Şairi günbegün yaralayan
Bir hacizli düş
Bir metruk hane
Bir ölü seviş
Yoksunluğu ile dikiş tutturan nice dize
Dizleri yaralıdır şairin dizelerle
Pansuman yaptığı.
Yüreğim derdest olmuş bir şehir harabesi
Yedi tepeye meftun aşka yakın
Yalnızlıksa tuzak ruhuna
Tutuşan yüreği
Tutkalı kurumuş bir resim gibi
Yâd edilesi imkânsız aşkı ve bunca dileği
Sunumu gönlün sancılı
Sevişi kalemin nasıl da sanrılı
Bir hicabın karekökü
Karaladığı binlerce sayfa ne ki ne?
Demlendiği aslında ölü bir türkü
Tüketen de günbegün ömrü
Yanık sesinde sözcüklere kılıf diken
Her kimse her nedense yolunu kesen
O bıçkın rüzgâr ki başında esen
Hüznün muadili ve müdavimi kim bilir kaç bin şiire
Gebe kalem?
Kalender kale duvarlarında
Tutuşan yüreğini asıp da üstüne serdiği yorganı
Kaybetti ya, sonunda
Yine de dinmedi kavgası hayatla ve zalimle
Saklı olduğu kadar sadece ve sadece Allah katında…