Anlatmıyorum yürek yaralarımı

gelip geçenleri

ve yüreğimi delip geçenleri

bazı sırlar artık benimle mezara gidecek...


Herkesin kendi yüreğinde

acısı var zaten

hüzünler bekler durur

her köşe başında

memleketimin dağlarında kaldı

biriken hüzünlerim...

Oysa ki okuyamadığım bir kağıtta

yazıyormuş beni sevdiğini

biliyormuş sevdiğimi...


Öyle gelir zaman zaman aklıma

o güzelim Azeri Türkü

''Bu gala taşlı gala cıngıllı taşlı gala

 Korkuram  gelmeyesen gözlerim yaşlı gala.''


Kimler unutmadı ki

şimdiye kadar kim unutulmadı ki

beni mi sevecekti sanki

geride bir kaç göz yaşı

biraz iç çekme biraz uykusuzluk

geçer mi

geçer belki 

kimisi gelip geçer kimisi delip geçer 

yüreği orta yerinden 

geceler bilir nasıl geçtiğini 

bir de saçlarımda ki beyazlar ile

o taşlı kalenin burçları...