Sözü bir hamur bilip elinde yoğurmuştu
Şiire hizmet için vakfetmişti kendini
Dakikalar gün olup yılları doğurmuştu
Damla damla çoğalıp çiğnemişti bendini
 
Esentepe ufkundan doğan bir güneşti O
Gökyüzünü süsleyen yıldızlara eşti O
 
İlhamın anahtarı, nurlu bir yadigârdı
Şiirin sultanıydı mavera ötesinde
Sanki ölümsüzlüğe yol alan bir çınardı
Sevgi, saygı, hoşgörü duyulurdu sesinde
 
Karanlıkla savaşan asil münevverdi O
Ön saflarda koşturan kahraman bir erdi O
 
Ruhunda erenlerin ahlâkını yaşattı
Bir karınca misali her dem çalışıp durdu
Etrafını samimi dostlarıyla kuşattı
Merhamet iksiriyle dolduruverdi yurdu
 
Ermenek’in semaya yükselen sesiydi O
Bir asırdır çalınan onur bestesiydi O
 
Şiirimiz onunla yüreklere açıldı
Kalemiyle dil oldu ülkemin insanına
Gönül muhabbetiyle kanatlanıp saçıldı
Muhtacız o çınarın ilmine, irfanına
 
 Şiiri gönüllere sevdirdi, tanıttı O
Ankara’dan yükselen görkemli anıttı O
 
Hasret duygularıyla yolunu gözlüyorken
Üstad’ın hastalığı yürekleri dağladı
Yeni şiirlerini bekliyor, özlüyorken
Ölüm haberi ile şair ruhlar ağladı
 
Giderayak kalpleri tasayla bürüdü O
Arkasına bakmadan sonsuza yürüdü O.
 
                                          M.NİHAT MALKOÇ