| Ne yaparsa yapsın, şaşırma artık. |
| Bu insandan her şey beklenir oldu. |
| Baksana hem sözü, hem yüzü yırtık. |
| Meydana konulup, oklanır oldu. |
| Duymamış sabunu, görmemiş suyu. |
| Damlası tükenmiş, körce bir kuyu. |
| Düşmüş işportaya fokurdar huyu. |
| Kimi gönüllerde aklanır oldu. |
| Ayak altı yerde, sonda yürürdü. |
| Hamlığı bitmeden tuttu göğerdi. |
| Boyu bir karıştı, yüceldi erdi. |
| Feryatla göklere eklenir oldu. |
| Bakışı kör bıçak, egosu tavan. |
| Oturup kalkması taklit pehlivan. |
| Boşa hava yutar, kanadı yavan. |
| Lodosun peşine yüklenir oldu. |
| Evveli zelzele, ahiri çürük. |
| Ayağı kilitli, adımı kırık. |
| Bulutu özünde, daim hıçkırık. |
| Adam gözyaşına saklanır oldu. |
| Ne bir hayvan sever, ne börtü böcek. |
| Ne de bir gül tanır ne renkli çiçek. |
| Birisi su verse tohum verecek. |
| Kar çiçeği gibi koklanır oldu. |
|
zekeriya duman |