Ölümünün 26. yılında Adnan Kahveci’ye rahmetle…
 
Köprübaşı ufkundan doğan bir güneştin sen!...
Zifiri gecelerde yıldızlara eştin sen!...
 
Dürüstlüğü, sevgiyi şiar ettin kendine
Mâziden kuvvet aldın, sırt çevirmedin düne
 
Köprübaşı’ndan çıkıp ne köprüler kurdun sen!...
Gönül adamı oldun, aşk(l)a mühür vurdun sen!...
 
Erdemli siyaseti sen öğrettin bizlere
Onurunu yükledin sarf ettiğin sözlere
 
Ey hakikatin burcu, yalanı bilmedin sen!...
Haram lokma yemedin, talanı bilmedin sen!...
 
Her dem kulak kesildin vicdanının sesine
İzini iz eyledin, sevginin adresine
 
Maliyede gül açtı, senden soruldu para
Göçtüğün günden beri iyileşmez bu yara
 
Manahoz Deresi’nin akan gözyaşıydın sen!...
Dürüstlükte şahika, bir Köprübaşı’ydın sen!...
 
Kara haber duyuldu, kalbi kapladı hüzün
Dünyadan göçtüğünde, aydan arıydı yüzün
 
Hakikat güneşinden ışığını aldın sen!...
Rahmet iklimlerine, sonsuzluğa daldın sen!...
 
Gök kubbenin altında hoş bir seda bıraktın
Geride kalanların yüreklerini yaktın
 
Sevgi bahçelerinde, açmamış gonca güldün
Ömrünün baharında, ne de vakitsiz öldün
 
Kovanda ana arı, peteklerde baldın sen!...
Ölüm sonsuz bir uyku, uykulara daldın sen!...
 
İsmin söylendiğinde rahmetlerle anarız
Erken göçen yolcunun hicranına yanarız
 
Emir büyük yerdense aciz kullar neylesin?
Sonsuzluk yolcusuna Allah rahmet eylesin
 
M. NİHAT MALKOÇ