Ülkenin en ünlü spor adamları ve doktorları sağlıklı yaşlanmayı tartışıyorlardı. Sağlık için spor ve yürümenin önemi üzerinde fikir alışverişine başladılar...


- Arkadaşlarrrrrrr! Arkadaşlarrrrrrr on bin adım on bin adım diye bas bas bağırıyoruz burada. Çıkın yürüyün kardeşim şu yaz günlerinde on bin adım.


Bir başkası...


- Takılmayın on bin adım on bin adım diye üstüne basa basa söyleyenlere dokuzbin dokuzyüz adımda olur, kıçınızı yırtmayın on bin adım diye...



Daha da başkaları aralarında tartışır...



- Yok kardeşim yok! Yedi bin adım yeterde artar bile...


- Yedi bin de çok kardeşim. Beş bin adım neyinize yetmiyor.


- Fazla adım göz çıkartmaz kardeşim. On bin adımda ısrarcıyım...


- Tamam sen kafana göre takıl. On bin adım yürü.


- On bini bile geçerim. On iki bin bile atarım.


- Ohaaaaaaaaa!


- En iyisi geri geri yürüsek belki Guinness Rekorlar Kitabına gireriz.


- Hah! Tamam bir de o kaldıydı...


- İsterseniz yan yan da yürüyebilirsiniz yengeçler gibi...


- Niye olmasın?


- Yüz metre yürüsek yüz metre koşsak nasıl olur?


- İyi olur iyi olur...


- Yürürken bir de marş kaptırsanız daha da güzel olur.


- Hangi Marşı tavsiye edersiniz?


- Harbiye Marşı benim favorimdir. Dağ Başını Duman Almış da olur.


- Yaslı Gittim Şen Geldim olur mu?


- Olur olur o da olur...



Böyle uzar gider tartışma bir neticeye varamadan...