ADANA TÜRKÜSÜ
Toroslarda boran olur, kış olur,
Karşılar insanı yaz Adana’da.
Karacaoğlan bir sevdalı düş olur,
Elif’ten ses verir saz Adana’da.
Çağlar arkasından çağa seslenir,
Dadalımın derdi ile hislenir,
Ceyhan’dan, Seyhan’dan yunar, beslenir,
Pamuktan açılır söz Adana’da.
Görürsün yeşilin hasını burda,
Silersin gözünün pasını burda,
Dinleyip gönlünün sesini burda,
Sevgi yumağını çöz Adana’da.
Bereket fışkırır güzelim ova,
Huzurla doludur gel gör her, yuva
Büyüler ruhları yaylada hava,
Her mevsim bir başka haz Adana’da.
Portakallar çiçek açmaya görsün,
Mis gibi kokular saçmaya görsün,
Neşeden, huzurdan kabarır göğsün,
Doyamaz seyrine göz Adana’da.
Enfestir sefası Tekir, Kapız’ın,
Göcek yaylasına çıkılır yazın,
Giysisi güdüktür gelinin, kızın,
Canlı yaşar hâla öz Adana’da.
Afşar kızı giyer basmadan etek,
Asmalar kovandır, salkımlar petek,
Kozalar açınca tarlada tek tek,
Beyaz bir halıdır güz Adana’da.
Kaledir, köprüdür, çarşıdır, handır,
Kültürler iç içe, harman harmandır,
Şifalı suları derde dermandır,
Hayatın sırrını sez Adana’da.
Ulu Cami çini ve renk cümbüşü,
Kethüda camii Sinan’ın düşü,
Kulesi Abidin Paşa’nın işi,
Geçmişten bu güne iz Adana’da.
Çağlardır özenle korur adını,
Örfüne baplıdır eri, kadını,
Burada huzurun gerçek tadını,
Bulursun, neşeyle gez Adana’da.
İbrahim SAĞIR
Seferi Nurcan Ören