“Kenar-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu,
  Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer'den onu!”(M. Akif Ersoy)
 
Garip kalmasın İslâm, mahzun olmasın diye
Hakk, Ömer Bin Hattab’i verdi bize hediye
 
Kur’an’ın munis sesi, Ömer’i yumuşattı
İlâhî hakikatler, yüreğini kuşattı
 
Kula kulluktan geçti, terk etti esareti
Everest kadar yüksek, Ömer’in cesareti
 
Küfre karşı çelikten iradeyle zırhlandı
İçinde beslediği, büyüttüğü imandı
 
Mekke semalarından doğan bir güneşti O…
Küfrün karanlığında yıldızlara eşti O…
 
Adaletin timsali, vicdanların sesiydi
Gönülleri şâd eden, sonsuzluk bestesiydi
 
Dünyayı Cennet etti, Ömer’in adaleti
Kökünden söküp attı küfrü ve dalaleti
 
Bu dünya gurbetinin talipti çilesine
Düşmedi hiçbir zaman şeytanın hilesine
 
Küfrün önünde duran çelikten duvardı O…
Müminlerin yanında gece gündüz vardı O…
 
Şerefiyle taşıdı İslâm’ın sancağını
Müminlere yaşattı dinin altın çağını
 
Muhacir ve Ensar’ın gözünde bir dağdı O…
Küfrü bertaraf eden, aydınlık bir çağdı O…
 
Mekke’de doğan güneş, şanlı Yesrib’de battı
Ömer’in şehadeti yürekleri kanattı
 
İslâm’ın güçlü sesi, heybetli bir devdi O…
Yürekleri kavuran, korlaşan alevdi O…
 
Adalet sarayının bahçesinin gülüydü
Hakk’ı terennüm eden İslâm’ın bülbülüydü
 
Onun adaletine dünden daha muhtacız
O aydınlık günlere bugün susuzuz, açız…
 
M. NİHAT MALKOÇ