Osmanlıca yazılışı: Âbîle :  آبله

 

Âbîle, Farça kökenli bir sözcüktür. Sözlük anlamlar küçük sivilce veya küçük çıbandır. Tebhâle ise uçuk demektir.

 

Divan Şiirinde Sevgilinin Sivilceleri

 

Yüzde veya vücudun diğer yerlerinde çıkan çıban, sivilce veya uçuk hoşa gidecek bir şey değilse de divan şairlerimiz sevgilin yüzünde gördükleri çıban, sivilce veya uçuklardan hiç de rahatsız olmazlar. Aksine sevgilinin yüzünde çıkan ergenlik sivilceleri, uçukları veya çıbanları öpmekten hiç gocunmazlar.

Divan şairleri sevgilinin yüzünde çıkan sivilceleri çıbanları uçukları güle, goncaya, kabarcık şebneme, çiy tanelerine benzetirler.  Şairlerimiz sevgilinin dudağı kenarında veya yanağında çıkan sivilce veya uçukların oluş nedenlerine güzel hüsnü taliler bulurlar.

 

Şüküfte goncaya düşmüş seherde jaledir ol

Beliğ, sanma lebinde o şahun âbîledir.    Bursalı Beliğ

Ey Beliğ, o şahın dudağında gördüğün kabarcığı sivilce zannetme. Seherde yeni açan goncanın üzerine düşmüş çiy tanesidir.

 

Tıfl-ı gül goncanın ağzında değildir şebnem

Bnag-ı nâge res-i bülbülden olur âbîledâr    Sami

 

Küçük sevgilinin ağzındaki kabarcık şebnem değil.  Ansızın bağırarak feryad eden bülbülün sesinden ileri gelen uçuktur.

 

Öpmüş rakip-i div lebin hâb-ı nâz da

Tebhâle-i lebinde nişân söylerim sana    Sabit

 

Sen uykuda iken o şeytani rakip gelip dudağından öpmüş. Dudağının kenarında uçuk çıkmasının nedeni budur. ( Başkası öperse uçuk çıkar diyerek sevgiliyi korkutmuş da oluyor)

 

Jaleden âbîleler tuttu zebânın yoksa

Suseni bâğ senin mehdin okurdu her bâr   Mesihi