3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ İÇİN

Bugüne dair elbette söylenecek, yazılacak çok şey var. Engelli bireylerin yaşadıkları sorunlar, uğradıkları haksızlıklar, onlar için yapılması gerekenler hakkında birçok şey konuşulabilir, yazılabilir ama ben sözün özünü dile getirmek istiyorum. Acıma duygusuyla değil, sorumluluk, vicdan ve insan hakları ekseninde yazmak istiyorum. Her bireyin yaşam hakkı, eğitim hakkı ve meslek edinebilme hakkı vardır. Engelli veya engelsiz fark etmez. Her birey her şeyden önce kendisini güvende hissedebilmeli, kendisine insanca bir bakışla yaklaşılmalı. Engeli onun bir kusuru, ayıbı, eksikliği olarak görülmemeli. Olağan bakılabilmeli. Gerçekçi ama duygusuzca değil. Sevgiyle ama abartarak değil. Her şeyi doğal, samimi ve insanca bir bakışla değerlendirmeliyiz. Hayata küstürmeden, yüzündeki tebessüme gölge düşürmeden, kalbindeki umudu yok etmeden onunla bir ve beraber yaşamayı öğrenmeliyiz. Kaynaşarak, konuşarak. Kalp gözüyle bakarak, empati duygusunu yitirmeden, birlikte soluyabilmeliyiz hayatı. Birbirimize nefes aldırarak, anlayarak ve kucaklayarak yaşamayı öğrenmeliyiz, bunu içselleştirmeliyiz. Unutmayalım ki her engelin aşılmasının arkasında vicdan, sorumluluk ve içten bir sevgi vardır. Uzakları yakın kılan da budur, engelleri aşma gücünü veren de bu kenetlenme ve birlikte yaşamayı öğrenme duygusudur. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kutlu olsun ve bu konudaki farkındalığın artmasına katkı sağlasın. Engellilerle hayatı paylaşan, yol arkadaşı olan kıymetli anne babalara, kardeşlere, arkadaşlara ve kendini onların eğitimine adayan tüm öğretmenlere selam olsun!

3 Aralık 2020